Türk Hukuk Sisteminde Güncel Gelişmeler — Ocak-Mart 2026

Hukuk Bülteni
Ocak – Mart 2026  |  Sayı: 01

Türk Hukuk Sisteminde Güncel Gelişmeler

Özel Hukuk · Bilişim Hukuku · Taşınmaz Kiraları


Hukuk ve Adalet

⚖️
Özel Hukuk
Usul Hukuku ve Rekabet Hukukunda Yapısal Değişiklikler

1. HMK Parasal Sınırlarında Güncelleme

1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe giren %25,49 oranındaki yeniden değerleme katsayısı doğrultusunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öngörülen parasal sınırlar güncellenmiştir. 14.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanun ile HMK Ek Madde 1’in birinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, yeniden değerleme oranı uygulanarak belirlenen parasal sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmamaktadır. Ayrıca 7550 sayılı Kanun ile istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuruda davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların esas alınması ilkesi yeniden düzenlenmiştir.

50.000 ₺
İstinaf Sınırı
680.000 ₺
Temyiz Sınırı
2.850.000 ₺
Asliye Ticaret Mah. Tek Hâkim/Heyet Ayrım Eşiği

Anayasa Mahkemesi, HMK Ek Madde 1’in 2. fıkrasında yer alan bazı ibarelerin Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmederek iptaline karar vermiştir. Bu karar doğrultusunda, istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuruda parasal sınırların belirlenmesinde artık davanın açıldığı tarihteki parasal sınırlar esas alınmaktadır.

Kaynak: 7550 sayılı Kanun; AYM İptal Kararı; HMK Ek m. 1

Referans: Türkiye Barolar Birliği Bilgi Notu · 7531 ve 7550 sayılı Kanunlar; HMK Ek m. 1

2. Şirket Birleşme ve Devralma Tebliği’nde Kapsamlı Revizyon

Rekabet Kurumu tarafından 11 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/2 sayılı Tebliğ ile birleşme ve devralma işlemlerine ilişkin düzenlemeler köklü biçimde değiştirilmiştir. Değişiklikler yalnızca ciro eşiklerinin güncellenmesiyle sınırlı kalmayıp, işlem tarafı kavramının yeniden tanımlanması, teknoloji teşebbüsü istisnasının coğrafi kriterle daraltılması, ortak girişimlerde koordinasyon analizinin açık biçimde düzenlenmesi ve bildirim formunun sadeleştirilmesi gibi yapısal nitelikte yenilikler içermektedir.

İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının 3 milyar TL’yi ve en az iki işlem tarafının Türkiye cirolarının ayrı ayrı 1 milyar TL’yi aşması hâlinde birleşme kontrol yükümlülüğü doğmaktadır. İşlem taraflarından en az birinin Türkiye’de yerleşik teknoloji teşebbüsü olduğu birleşme veya devralmalarda, devre konu işlem tarafı bakımından 1 milyar TL’lik eşik 250 milyon TL olarak uygulanmaktadır.

Kaynak: Rekabet Kurumu Tebliği No: 2026/2 (11.02.2026 tarihli Resmî Gazete)

Referans: Rekabet Kurumu Tebliği No: 2026/2 · 11.02.2026 tarihli Resmî Gazete



Bilişim ve Siber Güvenlik

🔒
Bilişim Hukuku
Siber Güvenlik Kanunu ve Kişisel Verilerin Korunması

1. 7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Türkiye’de Bir İlk

19 Mart 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, Türkiye’nin bu alanda ilk müstakil yasal düzenlemesi olma niteliği taşımaktadır. Kanun, kamu kurumları, gerçek kişiler ve özel sektör kuruluşlarının siber tehditlerden korunmasını temel hedef olarak belirlemiş ve ulusal siber güvenliği güçlendirmeye yönelik kapsamlı politika ve stratejiler tesis etmiştir.

Fiil Yaptırım
Denetimi engelleme veya bilgi vermeme 1 – 3 yıl hapis
İzinsiz faaliyet 2 – 4 yıl hapis
Sır saklama yükümlülüğünün ihlali 4 – 8 yıl hapis
Kişisel veya kritik verilerin sızdırılması/satılması 3 – 5 yıl hapis
Gerçeğe aykırı veri sızıntısı içeriği yayma 2 – 5 yıl hapis
Millî siber güvenlik unsurlarına saldırı 8 – 12 yıl hapis
Saldırı sonucu veri yayma/satışa çıkarma 10 – 15 yıl hapis

Kanun, siber güvenlik alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlara hesap verebilirlik, zafiyetlerin ve olayların Siber Güvenlik Başkanlığı’na zorunlu raporlanması ile SOME (Siber Olaylara Müdahale Ekibi) yapılarının oluşturulması gibi yükümlülükler getirmektedir. İkincil düzenlemeler açısından, Siber Güvenlik Başkanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği 19 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış olmakla birlikte, şirketleri doğrudan ilgilendiren teknik nitelikteki yönetmelik ve tebliğlerin büyük çoğunluğu henüz çıkarılmamıştır.

Kaynak: 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu (19.03.2025 tarihli Resmî Gazete)

Referans: 7545 sayılı Kanun · 19.03.2025 tarihli Resmî Gazete

2. KVKK’da Yapay Zekâ Odaklı Gelişmeler

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Kasım 2025’te yayımladığı “Üretken Yapay Zekâ ve Kişisel Verilerin Korunması Rehberi (15 Soruda)” başlıklı rehber ile yapay zekâ sistemlerinin KVKK kapsamında nasıl değerlendirileceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulunmuştur. Rehberde, kamuya açık verilerin yapay zekâ eğitimi amacıyla serbestçe kullanılamayacağı ve Türkiye dışında barındırılan yapay zekâ sistemlerinin kullanımının yurt dışına veri aktarımı niteliği taşıdığı vurgulanmıştır.

8 Ocak 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan kanun teklifi ise, yapay zekâ kullanılarak üretilen içeriklerin ilgili kişinin rızası olmaksızın paylaşılmasını kişisel verilerin korunması hukuku kapsamında yaptırıma bağlamayı amaçlamaktadır.

2026 yılı için KVKK idari para cezaları, %25,49 oranındaki yeniden değerleme katsayısı uygulanarak ihlal türüne göre aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

İhlal Türü (6698 s.K.) Alt Sınır Üst Sınır
Aydınlatma yükümlülüğü (m.10) 85.437 ₺ 854.564 ₺
Veri güvenliği yükümlülüğü (m.12) 256.357 ₺ 17.092.242 ₺
Kurul kararlarına uymama (m.15) 427.282 ₺ 17.092.242 ₺
VERBİS kayıt yükümlülüğü (m.16) 170.922 ₺ 17.092.242 ₺

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, çocukların sosyal medya kullanımında kişisel verilerinin korunmasına ilişkin olarak TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X ve Discord platformları hakkında re’sen inceleme başlatılmasına karar vermiştir.

Kaynak: KVKK Kurul Kararı; 6698 sayılı Kanun m. 15

Referans: 6698 sayılı Kanun · Kişisel Verileri Koruma Kurumu · TBMM Kanun Teklifi (08.01.2026)



Taşınmaz ve Gayrimenkul

🏢
Taşınmaz Kiraları
Kira Artış Oranları ve Yargıtay İçtihatları

1. Mart 2026 Kira Artış Oranı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Mart 2026 tarihinde açıklanan Şubat 2026 enflasyon verilerine göre, Mart 2026 dönemi için uygulanacak yasal azami kira artış oranı %33,39 olarak belirlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca, konut kiralarında yenilenen sözleşme dönemlerinde uygulanacak artış oranı, bir önceki sözleşme yılında TÜİK’in açıkladığı TÜFE on iki aylık ortalamasını geçemez.

TBK m. 344/1: “Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir.”

Kaynak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 344

Referans: 6098 sayılı TBK m. 344 · TÜİK – Şubat 2026 TÜFE Verileri

2. Kira Tespit Davalarında Güncel İçtihat

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, kira bedelinin tespitinde hak ve nesafet ilkesi esas alınmaktadır. Beş yılı aşkın süredir devam eden kira ilişkilerinde, TBK m. 344/3 hükmü uyarınca mahkeme, kiralananın durumunu, emsal kira bedellerini ve hakkaniyet ilkesini göz önünde bulundurarak yeni kira bedelini takdir etmektedir. Yargıtay uygulamasında, uzun süredir aynı taşınmazda kiracı olan kişiler lehine emsal kira bedelinden hakkaniyet indirimi yapılması sıkça benimsenmekte olup, indirim oranı somut taşınmazın durumu, emsal mukayesesi, kullanım biçimi ve kiracılık süresine göre değişmektedir.

Referans: TBK m. 344/3 · Yargıtay yerleşik içtihadı

3. Tahliye Taahhütnamesi: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Emsal Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin güncel kararı, tahliye taahhütnamelerinin geçerliliği konusunda önemli bir emsal teşkil etmektedir. Daire, kira ilişkisinin kurulmasının ardından alınan tahliye taahhütnamesinin kural olarak kiracının serbest iradesinin ürünü sayılması gerektiğini vurgulamıştır. Taahhütnamenin kira sözleşmesinden bir gün sonra düzenlendiğine dikkat çeken Yargıtay, bu aşamada kiracılık ilişkisinin zaten mevcut olduğunu ve tahliye taahhütnamesinin hukuken geçerli addedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Yargıtay/HGK içtihadında, tahliye tarihinin sonradan doldurulduğu veya boş bırakıldığı taahhütnameler, kiracının bunun aksini yazılı delille ispatlayamaması hâlinde çoğu kez geçerli kabul edilebilmektedir. Bununla birlikte, sonuç her somut olayın özelliklerine göre değişebilir. Bu husus, TBK m. 352/1’de düzenlenen yazılı tahliye taahhüdü hükmünün uygulamadaki geniş yorumuna işaret etmektedir.

Kaynak: Yargıtay 3. HD; TBK m. 352/1

Referans: TBK m. 352/1 · Yargıtay 3. HD

Hukuk Bülteni

Ocak – Mart 2026 · 1. Çeyrek Değerlendirmesi

Hazırlayan: Av. Murat Serkan Atlı

info@atli.av.tr

Bu bülten yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa niteliği taşımamaktadır. Bültende yer alan bilgiler, yayım tarihi itibarıyla mevcut mevzuat ve içtihatlar esas alınarak derlenmiştir. Somut hukuki meselelerde mutlaka uzman bir avukata danışılması tavsiye olunur. Tüm hakları saklıdır. © 2026

Total
0
Shares
Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *